Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, su ürünleri yetiştiriciliğine ilişkin, "Bu sektör Türkiye'mize 2,25 milyar dolar ihracatta bir değer kazandırdı. Şimdi biz bu hedefimizi 2028 itibarıyla 750 bin ton üretim ve 3 milyar dolara çıkarmak istiyoruz. Attığımız adımların her birinin karşılığını çok hızlı bir şekilde görüyoruz ve adeta dev adımlarla ilerliyoruz" dedi.
Gizligider, Yumurtalık ilçesinde kıyıya 10 deniz mili uzaklıkta faaliyet gösteren Sürsan Su Ürünleri firmasına ait kafes balıkçılığı üretim tesisinde incelemede bulundu.
Tesisteki incelemelerinin ardından yaptığı açıklamada Gizligider, son 50 yılda dünya nüfusunun iki kat arttığını ancak kaynakların aynı oranda artmadığını söyledi.
Özellikle stoklara bağlı olan avcılık sektöründe yeni bir yol ve yöntem arayışıyla yetiştiriciliğin öne çıktığını belirten Gizligider, "Büyümenin yolu yetiştiricilikten geçer. Dünyada ilk defa yetiştiricilik yoluyla elde edilen su ürünleri miktarının avcılığı geçmesi 2022 yılında oluyor. Biz ise bunu 2019'da yakalıyoruz. Yani hükümetimizin doğru politikalarıyla, bakanlığımızın yerinde tespitleriyle 2019 yılı itibarıyla yetiştiricilikten ve avcılıktan elde ettiğimizi geçmiş durumda" diye konuştu.
Gizligider, doğru okumayla su ürünleri sektöründe büyük rekorlar kırdıklarını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın gösterdiği hedefler doğrultusunda gelinen noktayla ilgili bilgiler veren Gizligider, şöyle devam etti; "Son 23 yılda geldiğimiz seviyede üretimimiz 10 kat arttı. Türkiye, bu alanda Avrupa'da lider konumda. Çipura, levrek ve alabalık yetiştiriciliğinde de dünya birincisi olduk. Bu yönüyle tüm üreticilerimize tekrar tekrar şükranlarımızı sunuyoruz. Bugün Türk ürünleri sektörü 100'den fazla ülkede tercih edilen, tüketilen bir ürün kaynağı, orijini olmaya başladı. Bunların içerisinde Japonya, ABD, Avrupa ve Rusya'yı da sayabiliriz. Gerçekten bizim için son derece gurur kaynağı bir sektör haline geldi".
Gizligider, Adana'da Karataş-Yumurtalık açıklarında denizde balık yetiştiriciliği amacıyla belirlenen yıllık 29 bin 500 ton kapasiteli alanın yatırımcılara tahsis edildiği ve üretimin bu alanda başladığını dile getirdi.
Özel sektörün katkısıyla yaklaşık 2 milyar liralık yatırım, 7 milyar liralık ticaret hacmi ve yıllık 200 milyon dolar ihracat potansiyeli oluşturulduğunu ifade eden Gizligider, doğru planlama, güçlü kamu desteği ve özel sektörün işbirliği bir araya geldiğinde başarının kaçınılmaz olduğunu belirtti.
"Türkiye'nin ve Avrupa'nın İlk Su Ürünleri Organize Tarım Bölgesi'ni Adana'mıza Kazandırmış Olacağız"
Adana'da atılan adımların sadece denizde yetiştiricilikle sınırlı olmadığını vurgulayan Gizligider, şöyle konuştu; "Denizde başlayan üretimi karada güçlü bir sanayi altyapısıyla da destekleyeceğiz. Bu kapsamda 6 bin 350 dekar alanda kurulacak Türkiye'nin ve Avrupa'nın ilk Su Ürünleri Organize Tarım Bölgesini Adana'mıza kazandırmış olacağız. Bunun örneği Türkiye'de ve Avrupa'da yok. Bu bir ilk olarak inşallah Adana'mıza kazandıracağımız, hükümetimizin son derece büyük bir hizmeti olacak. Yine kuracağımız Su Ürünleri Organize Tarım Bölgesi ile klasik üretim anlayışının ötesine geçeceğiz. Bu ne demek? Sadece balık üretimi değil, bunun dışında karides gibi yüksek katma değerli ve alternatif türler de yetiştirilecek. Üretim, işleme ve paketleme süreçleri burada entegre olacak. Teknolojik bir altyapıyı inşallah burada bir ekosistem şeklinde, bütüncül bir bakış açısıyla kurmuş olacağız. Yine bu kapsamda Su Ürünleri Organize Tarım Bölgemizde yem fabrikalarıyla modern işleme paketleme tesisleri de yer alacak. Bunlar da bizim için son derece önemli. İnşallah bu potansiyele ilave olarak ne kazanacağız? 1,6 milyar liranın üzerinde bir yatırım, 3 bin kişilik bir istihdam, 250 milyon dolarlık da bir ihracatı buradan hedefliyoruz. Sadece üretimin değil aslında bu sistem, üretimden ihracata uzanan tam entegre bir değer zincirini de ifade ediyor".
Gizligider, Türkiye'nin tarımsal üretimin tamamında planlı üretime geçtiğine dikkati çekerek, özellikle su ürünleri yetiştiriciliğinde planlı üretimdeki oranın yüzde 98'i bulduğunu belirtti.
"2025 Yılı Sonu İtibarıyla 625 Bin Ton Üretim Yaptık"
Potansiyeli daha da ileri taşımak için yapacakları çalışmalar olduğunu ifade eden Gizligider, şunları kaydetti; "İlk aşamada Karadeniz'de Zonguldak ve Akdeniz'de Hatay'da belirlenen yeni üretim alanlarını üretime açacağız. Yine iç sularda Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki çalışmaları süren baraj göllerini üretime kazandırıyor olacağız. Uzun vadeli hedeflerimiz de var. 2025 yılı sonu itibarıyla 625 bin ton üretim yaptık. Bunun ihracat bedeli ise 2,25 milyar dolar. Bu sektör Türkiye'mize 2,25 milyar dolar ihracatta bir değer kazandırdı. Şimdi biz bu hedefimizi 2028 itibarıyla 750 bin ton üretim ve 3 milyar dolara çıkarmak istiyoruz. Attığımız adımların her birinin karşılığını çok hızlı bir şekilde görüyoruz ve adeta dev adımlarla ilerliyoruz".
Vali Mustafa Yavuz ise Adana'nın yalnızca deniziyle değil; bereketli ovaları, heybetli Torosları, eşsiz doğası, tarihi zenginliği ve güçlü üretim kapasitesiyle ülkemizin en özel şehirlerinden biri olduğunu ifade etti. Torosların zirvesinde kar varken Akdeniz'in sıcak ve mavi sularında hasat yapılabilmesinin, Adana'nın sahip olduğu eşsiz coğrafi çeşitliliğin en güzel göstergesi olduğunu vurguladı.
Adana'nın tarımda güçlü bir şehir olduğunu belirten Vali Mustafa Yavuz, “Mısır hasadı yapıyoruz, karpuz hasadı yapıyoruz, narenciye hasadı yapıyoruz; bugün ise balık hasadı gerçekleştiriyoruz. Bu tablo, ilimizin üretim gücünün ne kadar geniş ve zengin olduğunu ortaya koymaktadır" dedi.
Vali Mustafa Yavuz, yaklaşık 160 kilometrelik sahil şeridi, lagünleri, Seyhan ve Ceyhan nehirleri ile çok sayıdaki baraj gölü ve göletleri sayesinde Adana'nın su ürünleri alanında büyük bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. Şehrimizin tarımın, sanayinin ve ticaretin merkezi olduğu kadar su ürünleri üretimi bakımından da önemli bir altyapıya sahip olduğunu ifade etti.
Üretimin yalnızca miktarla sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çeken Vali Mustafa Yavuz, su ürünleri sektörünün işleme tesisleri, paketleme sanayisi ve ihracat altyapısıyla desteklenmesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Kurulacak yeni tesisler, yan sanayi yatırımları ve işleme merkezleriyle Adana'nın su ürünlerinde üretim, sanayi ve ihracat alanında yeni bir döneme gireceğini vurguladı.
Su Ürünleri Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Projesi'nin Adana'ya büyük değer katacağını belirten Vali Mustafa Yavuz, kısa süre içerisinde altyapı ihalesinin yapılarak çalışmalara başlanmasının hedeflendiğini ifade etti. Bölgede devam eden sera organize tarım bölgesi yatırımlarıyla birlikte sebzecilik, meyvecilik ve örtü altı üretimde de önemli gelişmeler yaşanacağını kaydetti.
Kafes balıkçılığı tesislerinde yapılan incelemenin ardından Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider ve Vali Mustafa Yavuz'un başkanlığında su ürünleri sektör temsilcileri ile toplantı yapıldı.
Yumurtalık Kaymakamlığı Toplantı Salonu'nda gerçekleştirilen toplantıda; su ürünleri sektörünün mevcut durumu, üretim kapasitesinin geliştirilmesi, altyapı ihtiyaçları, yatırım süreçleri ve bölgesel fırsatlar kapsamlı şekilde ele alındı. Sektör temsilcilerinin görüş, talep ve önerilerinin de dinlendiği toplantıda, bölgenin üretim gücünü artırmaya yönelik atılabilecek adımlar değerlendirildi.